ARICILIĞA SIFIRDAN BAŞLAMAK İSTEYENLER NELERE DİKKAT ETMELİ, İLK OLARAK NE YAPMALI ?

YAZAR : Harun KAYACI, Zootekni

Merhabalar ben Harun KAYACI Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni 3. Sınıf öğrencisiyim.

Konya Derbent Çiftliközü mahallesinde ikamet ediyor köyümü ve bütün köyleri çok seviyorum.

İnsanlık için hayati öneme sahip olan arılar, aslında detaylı bir gözle baktığımızda, o muazzam o harikulade işleyişe aşık olacağınız canlılardan, sadece bal yapmalarından ve ürünlerinden ziyade öğreneceğimiz o kadar çok şey var ki…

Arı deyip geçiyoruz, sokar diye kaçıyoruz veya korktuğumuz için yaklaşmak istemiyoruz ancak unuttuğumuz bir gerçek var ki; can dostlarımız olan arılar olmazsa hayatımız bir hiçtir. Şifa dolusu o balı, gözle görmekte zorlandığımız damlaları bir bir bıkmadan, usanmadan, yorulmadan, işinin hakkını vererek ve milimini dahi karıştırmadan düzenli şekilde bizlere sunan bu fevkalade canlılara arı deyip geçmek ve bu canlılara bu emri verene hayran olmamak elde mi?

Biraz edebiyattan sonra asıl meselemize başlayalım her sektörde olduğu gibi arıcılıkta da hileler, sahtekârlıklar oluyor ancak bunlara değinmeden önce benim arı hikayemden biraz bahsetmek istiyorum.

Dayımın oğlu değerli Mustafa abim, yaklaşık 3-4 seneden beri arının içinde, arılığa gidip gelirken o elbiseyi giyip arılarla ilgilenmesi ve arı hakkında sohbet ederken o içindeki enerjisi ile öyle bir ilham okaynağım oldu ki, anlatılmaz yaşanır hislerle doldu içim. Sizlerde de olmuştur içiniz kıpır kıpır olur hani öyle bir şey işte. Arı almayı düşündüm ve piyasayı araştırmaya başladım. Birkaç arıcı dükkanından gerek kovan gerekse arı fiyatları  aldım. Fiyatlar çok uçuk rakamlar değildi, bir yerle anlaştım. İlk olarak öğrenmek için bir kovan ile başlamaya karar verdim. 8 çerçevelik arı aldım. Arı satın almak, arıların hepsinin kovana gelmesi için akşam yapılır. Hiç anlamadan, hiç bilmeden, hangi kovanı alacağıma bakmadan şehirden köye öylece getirdim. Köyümüzde arıcılık yapan abilerimi çağırdım, baktılar 8 çerçevelik diye aldığım arı sadece 4 çerçevelik çıktı üstelik ana arısı da yoktu. Mahalleyi duman ettirdiler. Aldığım arıları geri iade ettim. Arı almadan önce ilk olarak satın alacağınız arıya bir gün öncesinden canlı canlı bakmanız ve, arıdan anlayan yakınlarınız ile gitmeniz naçizane tavsiyemdir. Benim gibi arıcıların tam istediği müşteri profiline düşmeyin ve mağdur olmayın. Şu da yanlış anlaşılmasın işini hakkı ile yapan dürüst güvenilir arıcılarımız da var lakin ticareti ahlaksızca yapan da… Ticaret bize peygamberimizden kalan büyük bir mirastır. Müslüman olduğumuzu iddiaa ede ede sahtekârlık yapmayı ne kadar yakıştırabiliriz.

Arıcılık alet ve ekipmanları alırken detaylı araştırma yapmalısınız ayrıca alet ve ekipmanları Arı Yetiştiriciliği yazı serimizde  ekip arkadaşım sayın Zooteknist Büşra BAŞOL arkadaşım ile sizlere anlatacağız. Değinmek istediğim en önemli nokta; arı maskesinde renkli olmamasına ve olabildiğince kalın olmasına dikkat etmeniz. Arıcılığa başladığınızda göreceksiniz ki arılar sinirlendiğinde hunharca saldırırlar ve eğer maskeniz  ince ise çok rahat şekilde sokarlar. Bir diğer konu ise eldivendir. Eldiven tercih ederken deri olmasına, parmaklarınızı rahat hareket ettirebileceğiniz şekilde olmasına, kaliteli olmasına dikkat etmelisiniz. Pazarlamacı veya dükkan sahibinin arıcılığa başlamak için sizi süslü sözlerle  tüm alet ve ekipmanları satmak için ikna etmesine izin vermeyin. Başlamak için belli başlı malzemeler yeterlidir. Alet ekipman tamam olduğuna göre şimdi başka bir konuya değinmek istiyorum. Arıcılığa başlamadan önce hiç söyleyenim olmadığı izlediğim videolarda duymadım ancak benim size söylemem istediğim şudur ki giydiğimiz pantolonumuzun veya arıcı şalvarımızın maskenin üzerinde olacak şekilde giymeliyiz yada belimizi hafif sıkacak şekilde ip bağlamalıyız. Maskelerde lastik oluyor ama bu yeterli olmamaktadır. Aksi takdirde arılar çalışırken arada boşluk olduğunu için içeri girer. Bunun sonucunda da sizi sokar ve sizde  bir hafta yüzünüz şiş bir şekilde gezmek zorunda kalıyorsunuz.Ayrıca arılığa kesinlikle terlik ayakkabı ile gidilmemeli mutlaka çizme kullanılmalıdır. Çizme ise hakeza pantolon veya arıcı şalvarımızın çizmenin üstünde olacak şekilde olmalıdır ve bir iple hafif bağlanmalıdır. Anlattığım tedbirler arıcılığa yeni başlayanlar için çok önemlidir. Arılıkta işimiz bittikten sonra arkamızdan arı gelmediğine emin olacak şekilde çıkartalım aksi takdirde kurtulma şansımız çok düşüktür. 🙂

Arı beslemek yetiştirmek istiyorum lakin korkuyorum sokuyorlar gibi psikolojik söylentiler içinizi kemirebilir. Bu düşüncede olmanız gayet normal bende de vardı ama zamanla geçtiğine dair size söz verebilirim. Arıcılığa ilk başladığım günlerde hep sokuldum, her soktuklarında başka bi heyecan mutluluk vermesi ayağım şiş olduğu için ayakkabımı giyemeden gezdiğim günlere rağmen, yüzümden bir yüz çıktığını görmeme rağmen, hele birde damardan soktuğundan onun acısını vücudunuzun her yerinden hissetmenize rağmen, öyle bir sevdaya tutuluyorsunuz ki gülün kokusunu içinize çeke çeke dikenine katlanabilmek gibi bir sevda… Petek kokusu kokladığınızda arılara baktığınızda herkesin işinden başka bir şeyle ilgilenmediğini, kovanda ufacık bir ot parçası olmaması, gününü doldurup sakince kimseye zarar vermeden dünyadan göçüp gitmesi, Rabbine karşı görevlerini yerine getirip ayrılması, kraliçesinden ayrı yaşayamayan asla sözünden çıkmayan işçi arıların kraliçeyi beslemesi; bize aile olmayı, yuva kurmayı, bir olmayı birlik olmayı anlatmıyor mu? Peki yazın nektar bulamadığı için geceyi dışarda geçiren sadece perşembe gecesi kovana gelen canlılara bu emri verene amade değil miyiz?

Biyomimetik: Doğaki olayları taklit ederek bilimsel buluşlar yapan bilim dalıdır. Mesela kuluçka makinelerinin hareketli olması gibi, biyomimetiği ahlaki olarak arılardan alabilseydik eminim şimdi daha güleryüzlü bir toplum olabilirdik lakin bundan sonra arıcılığa başlayarak her davranışlarını kendimize destür edinebiliriz.

Yazdığım tüm yazılar bizzat yaşadığım olaylardır. Bir hata ettim ise affola. Bu yazılar herhangi bir ticari faaliyet veya reklam amaçlı değildir, siz değerli üreticilerimize, zootekni eğitimi alan insanlar olarak fayda sağlamak için yazıyoruz ve bahsettiğim gibi arıcılık yazı serimizi ekip arkadaşım ile sizler için yazacağız  YETER Kİ SİZ EVDE SIKILMAYIN HAYAT EVE SIĞAR

Okuduğunuz için teşekkürlerimi sunar, sağlıcakla kalmanızı temenni ederim.

Not : Yazı sorumluluğu yazara aittir.Soru ve görüşlerinizi yazarın instagram hesabına iletebilirsiniz.

YAZARIN İNSTAGRAM HESABI İÇİN TIKLAYIN

CEVRİMİCİCİFTCİ.COM İNSTAGRAM HESABI İÇİN TIKLAYIN 

 

Check Also

” ÖĞRENCİNİN SESİ ” VETERİNERLİK FAKÜLTESİ ÖĞRENCİSİ GAMZENUR GÜNAYDIN İLE RÖPORTAJIMIZ

Bugünün öğrencileri yarının geleceğini belirleyecektir.Bu yüzden öğrencilerin hedefini ve hayalini dinlemek, hem bize hem de …